Konuşmak Suçsa, Yaşamak Ne O Zaman?

Konuşmak suçsa, yaşamak ne o zaman?
Bir ülkede konuşan suçlanıyor, düşünen yargılanıyor, sorgulayan susturuluyorsa; orada sessizlik, adaletin değil korkunun sesidir.

İnsan, doğası gereği konuşur. Düşüncesini söyler, haksızlığa karşı çıkar, yanlış gördüğünü dile getirir. Konuşmak; var olmanın, nefes almanın, insan olmanın bir gereğidir. Eğer konuşmak suçsa, yaşamak da sorgulanır hale gelir. Çünkü söz, yaşamın vicdanıdır.

Bugün birçok insan, “susarsam başıma bir şey gelmez” düşüncesine sığınıyor. Oysa tarih, susanların değil, konuşanların yazdığı bir hikâyedir.
Adalet, sessizliğin değil, cesaretin eseridir.

Yaşamak sadece nefes almak değildir; yaşamak, doğru bildiğini savunmaktır.
Konuşan suçlanıyorsa, yaşayan ne yapsın?
Belki de en büyük suç, susarak suça ortak olmaktır.

Unutulmamalı:
Söz, insanın kimliğidir.
Ve bazen tek bir kelime, bir halkın kaderini değiştirir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir