Bizim kadar cesaretiniz yok.

Çünkü biz yaşadığımız acıları saklamadan büyüdük.
Bizi “yurt çocuğu” diyerek dışladınız, fişlediniz, yok saydınız.
Kaderimiz üzerinden üstünlük kurmaya çalıştınız.
Oysa kendi vicdan eksikliklerinizi, kendi sevgisizliklerinizi bizim hayatlarımızın arkasına sakladınız.

Biz devletin korumasında büyüdük.
Bu şanlı milletin emanetiydik.
Bir devlet kapısında büyümek utanılacak değil, onur duyulacak bir mücadeledir.
Ben gurur duyuyorum…
Ben yurt çocuğuyum.

Koruma altındaki çocuklar yıllarca aynı yaralarla büyüdü;
okulda dışlandı, iş hayatında ötekileştirildi,
“problemli” diye fişlendi,
aile sevgisini bilmeden ayakta kalmaya çalışırken bir de toplumun önyargısıyla mücadele etti.

Biz kimsenin merhametiyle değil, kendi emeğimizle ayakta kaldık.
Bir tabak yemeğin kıymetini de biliriz, bir sıcak yuvanın özlemini de…
Bu yüzden insan olmayı sizden daha iyi öğrendik.

Şimdi dönüp bize tepeden bakanlara soruyoruz:
Hiç yalnız büyüdünüz mü?
Hiç bayram sabahı kapısı çalınmayan çocuk oldunuz mu?
Hiç “ailen nerede?” sorusuna sessiz kaldınız mı?

Biz eksik değiliz.
Eksik olan; bizi anlamadan yargılayan vicdanlardır.

Ve bilin ki;
Bizim içimizdeki mücadele ruhu, birçok insanın sahip olamadığı kadar gerçektir.
Çünkü biz hayata tutunmayı küçük yaşta öğrendik.
Sessiz bırakıldık ama susmadık.
Kırıldık ama kimseyi kırmamayı öğrendik.
Dışlandık ama insanlıktan vazgeçmedik.

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir