DEVLET KORUMASINDAKİ ÇOCUKLARIN HAKLARI, TÜRKİYE’DEKİ UYGULAMALAR VE REFORM İHTİYACI
Giriş
Çocuklar bir toplumun geleceğidir. Devletlerin en temel görevlerinden biri, ailesi tarafından korunamayan veya çeşitli nedenlerle risk altında bulunan çocukların güvenliğini sağlamaktır. Ancak çocuk koruma sistemlerinin amacı yalnızca çocukları koruma altına almak değil, aynı zamanda mümkün olan her durumda aile bütünlüğünü koruyarak çocuğun sağlıklı gelişimini desteklemektir.
Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ne göre her çocuk; yaşama, gelişme, korunma ve katılım hakkına sahiptir. Çocuğun üstün yararı ilkesi tüm çocuk koruma sistemlerinin temelini oluşturur. Bununla birlikte uluslararası hukuk, çocuğun ailesinden ayrılmasının son çare olması gerektiğini de açıkça belirtmektedir.
Dünya Genelinde Çocuk Koruma Sistemleri
Gelişmiş ülkelerde çocuk koruma sistemleri son yıllarda kurum bakımından çok aile temelli bakım modellerine yönelmiştir. İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda, Kanada ve Avustralya gibi ülkelerde öncelikli hedef, çocuğu aileden ayırmak değil, aileyi güçlendirerek çocuğun kendi ailesi yanında güvenli şekilde yaşamını sürdürmesini sağlamaktır.
Bu ülkelerde;
- Aile danışmanlığı hizmetleri,
- Ekonomik destek programları,
- Psikolojik destek hizmetleri,
- Ebeveyn eğitimleri,
- Sosyal hizmet müdahaleleri
öncelikli olarak uygulanmaktadır.
Çocuğun aileden ayrılması ise ancak ağır ihmal, istismar, cinsel istismar, terk edilme veya çocuğun yaşamını ciddi şekilde tehdit eden durumlarda gündeme gelmektedir.
Ayrıca birçok ülkede koruma altından ayrılan gençlere 21-25 yaşına kadar;
- Barınma desteği,
- Eğitim bursları,
- Kariyer danışmanlığı,
- Psikolojik destek,
- İstihdama geçiş programları
sağlanmaktadır.
Türkiye’de Çocuk Koruma Sistemi
Türkiye’de çocuk koruma hizmetlerinin temelini 2828 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu oluşturmaktadır. Bu kanun kapsamında korunmaya ihtiyacı olan çocukların bakım, korunma ve destek süreçleri düzenlenmiştir.
Türkiye’nin çocuk koruma alanındaki en önemli sosyal politika uygulamalarından biri ise devlet korumasında yetişen gençlere tanınan kamu istihdam hakkıdır.
4103 sayılı düzenleme ile güçlendirilen sistem sayesinde koruma altında yetişen gençler belirli şartlar dahilinde kamu kurumlarında istihdam edilmektedir.
Bu uygulama dünya genelinde oldukça sınırlı sayıda ülkede bulunan önemli bir sosyal devlet uygulamasıdır.
Türkiye’nin Güçlü Yönleri
Türkiye’nin çocuk koruma sisteminin önemli kazanımları bulunmaktadır.
Kamu İstihdam Hakkı
Koruma altında yetişen gençlere kamu kurumlarında çalışma hakkı verilmesi sosyal güvence açısından önemli bir uygulamadır.
Eğitim Destekleri
Koruma altındaki çocukların eğitim hayatlarının desteklenmesi ve yükseköğretime erişimlerinin kolaylaştırılması önemli kazanımlardandır.
Koruyucu Aile Modelinin Gelişmesi
Son yıllarda koruyucu aile uygulamalarında önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.
Sosyal Devlet Anlayışı
Devlet korumasındaki çocukların bakım, eğitim ve sağlık hizmetlerinin kamu güvencesi altında yürütülmesi önemli bir sosyal politika örneğidir.
Mevcut Sistemde Tartışılan Sorunlar
Çocuk hakları alanında çalışan sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve koruma geçmişine sahip bireyler tarafından bazı sorun alanları dile getirilmektedir.
Koruma Kararlarının Niteliği
Çocuk koruma sisteminin temel amacı gerçekten korunmaya ihtiyacı olan çocukları korumaktır.
Ancak uygulamada zaman zaman şu sorular gündeme gelmektedir:
- Ailesi hayatta olan çocuklar için kurum bakımı son çare olarak mı kullanılmaktadır?
- Aile desteklenerek çözüm üretilebilecek durumlarda çocuk aileden ayrılmakta mıdır?
- Koruma kararları yeterli sosyal incelemeler sonucunda mı alınmaktadır?
Bu soruların bilimsel ve objektif biçimde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Yoksulluk ve Koruma Kararı
Uluslararası çocuk hakları standartlarına göre yoksulluk tek başına koruma gerekçesi olmamalıdır.
Bir ailenin ekonomik sıkıntı yaşaması, çocuğun aileden alınmasını değil;
- Sosyal yardım verilmesini,
- Ailenin güçlendirilmesini,
- Barınma desteği sağlanmasını,
- Aile danışmanlığı sunulmasını
gerektirmektedir.
Çocuğun ailesinden ayrılması ancak çocuğun güvenliğinin ciddi şekilde tehlikede olduğu durumlarda düşünülmelidir.
Aile Bütünlüğünün Korunması
Çocuk hakları alanında kabul edilen temel ilke şudur:
“Çocuğun üstün yararı korunurken aile bütünlüğü de mümkün olan en üst düzeyde korunmalıdır.”
Anne ve babanın hayatta olması tek başına yeterli bir ölçüt değildir. Ancak anne ve babası bulunan, ailesine geri dönebilecek durumda olan çocuklar için öncelik aileyi güçlendirme politikaları olmalıdır.
Koruma Kararlarının Düzenli Gözden Geçirilmesi
Koruma altına alınan çocukların durumları belirli aralıklarla yeniden değerlendirilmelidir.
Aile şartları düzelmişse;
- Kontrollü aile görüşmeleri artırılmalı,
- Sosyal hizmet desteği sürdürülmeli,
- Uygun şartlar oluştuğunda aileye dönüş planları hazırlanmalıdır.
İstihdam Hakkı ve Koruma Sistemi İlişkisi
Devlet korumasında yetişen gençlere verilen kamu istihdam hakkı önemli bir kazanımdır.
Ancak çocuk koruma sisteminin amacı hiçbir zaman istihdam hakkı oluşturmak olmamalıdır.
Koruma kararı;
- Çocuğun güvenliği,
- Sağlıklı gelişimi,
- Eğitim hakkı,
- Yaşam hakkı
esas alınarak verilmelidir.
İstihdam hakkı ise koruma altında büyüyen çocuklara sunulan bir sosyal destek mekanizması olarak değerlendirilmelidir.
Bu nedenle koruma kararları ile istihdam hakkı arasındaki ilişkinin sürekli izlenmesi ve sistemin amacından sapmamasının sağlanması önem taşımaktadır.
Reform Önerileri
Çocuk koruma sisteminin daha etkin hale gelebilmesi için aşağıdaki öneriler değerlendirilebilir:
1. Çocukların Sınıflandırılması
Koruma altındaki çocuklar iki temel grupta değerlendirilebilir.
Tam Koruma Grubu
- Anne ve babası olmayanlar,
- Terk edilmiş çocuklar,
- Ailesine dönmesi mümkün olmayan çocuklar,
- Ağır istismar mağdurları.
Aile Destek Grubu
- Anne ve babası hayatta olan,
- Ailesine dönebilme ihtimali bulunan,
- Ekonomik veya sosyal nedenlerle risk altında bulunan çocuklar.
Bu grupta öncelik aileyi güçlendirmek olmalıdır.
2. Çok Disiplinli Değerlendirme Sistemi
Koruma kararları;
- Sosyal hizmet uzmanı,
- Psikolog,
- Çocuk gelişim uzmanı,
- Eğitimci,
- Gerekli durumlarda çocuk psikiyatristi
tarafından ortak değerlendirilmelidir.
3. Koruma Sonrası Desteklerin Güçlendirilmesi
Koruma altından ayrılan gençlere;
- 25 yaşına kadar destek,
- Barınma yardımı,
- Kariyer danışmanlığı,
- Psikolojik destek
sağlanmalıdır.
4. Sivil Toplumun Karar Süreçlerine Katılımı
Çocuk hakları alanında çalışan dernekler ve koruma geçmişine sahip bireylerin politika geliştirme süreçlerine katılımları artırılmalıdır.
Sonuç
Türkiye, devlet korumasında yetişen gençlere kamu istihdam hakkı tanıyan dünyadaki en güçlü sosyal devlet uygulamalarından birine sahiptir. Ancak çağdaş çocuk koruma sistemlerinin temel amacı yalnızca koruma altına almak değil, aile bütünlüğünü korumak, çocuğun üstün yararını sağlamak ve mümkün olan her durumda aileyi güçlendirmektir.
Gerçek reform, çocukları ailelerinden uzaklaştıran değil; aileleri güçlendiren, koruma kararlarını bilimsel kriterlere dayandıran, koruma altındaki çocukların haklarını geliştiren ve koruma sonrası yaşamlarını güvence altına alan bir sistemin kurulmasıyla mümkün olacaktır.
Çocuk koruma politikalarının merkezinde kurumlar değil çocuklar; işlemler değil insan onuru; bürokrasi değil çocuğun üstün yararı yer almalıdır.
